BURAK TOZKOPARAN

Başarısı kesinlikle tesadüf değil. Ekranların yeni yakışıklısı BURAK TOZKOPARAN dan bahsediyoruz… Üstelik enerjisi, neşeli tavırları, işine heyecan ve tutkuyla sarılması karşısındakini etkiliyor. Oyunculuk ve müzik hayatını aynı anda yürüten, her ikisinde de profesyonel bir yol izleyen bu genç aktör, adeta James Dean’in günümüzde vücut bulmuş hali. Yakışıklılığı kadar oyunculuğuyla da göz dolduran Burak’ın gelecek yıllarda adım adım yükselişine hep birlikte tanık olacağız.

Blog: Nasılsın? Hayat nasıl gidiyor?

Burak Tozkoparan: Son bir yıldır inanılmaz keyifli gidiyor, hakikaten aklımın ucundan geçmeyen bir dönem geçiriyorum.

Blog: Seni Paramparça dizisinde izliyoruz, ama onun haricinde bir de müzik hayatın var.

B.T.: Yedi yıldır müzikle uğraşıyorum, farklı enstrümanları denedim başlangıçta ama son olarak davula “evet” dedim. Farklı gruplarda çaldım, zaman zaman tarzları da farklı oldu, şimdi ise DörtxDört grubunun davulcusuyum. Set saatlerinin yoğunluğuna rağmen müzik hayatıma özen gösteriyorum.

Blog: Müzikle aranda özel bir bağ var gibi duruyor. Hayatım ikiye bölebilecek kadar önemsiyorsun sanırım.

B.T.: Müziğe vefa borcum var diyebilirim aslında. Müzik sayesinde kabuğumu kırdım, sosyalleşme açısından da çok önemli katkıları oldu, üniversitede okuyorum ve davul çaldığım için kazandım bursumu. Hakikaten çok önemli benim için müzik.

Blog: Oyunculuk tarafı nasıl gelişti ve nasıl karar verdin oyuncu olmaya?

B.T.: Üniversite’de Sinema Televizyon bölümünü tercih ettim, ama hiçbir zaman net olarak “Ben kesinlikle oyuncu olmalıyım,” gibi bir düşüncem yoktu. Müzik videoları çekeceğimi düşünüyordum daha çok. Bir hocam oyunculuk için şansımı denemem konusunda cesaretlendirdi. Reklam filmleriyle başladım. Sonrasında da Paramparça dizisi geldi.

Blog: Paramparça çok fazla izleniyor, senin açından nasıl gidiyor?

B.T.: Bir yıldır devam ediyoruz, bu sezon daha da keyifli geçiyor benim için. Daha yoğun ama şimdi daha iyi hissettiriyor. Özellikle Erkan (Petekkaya) abinin de çok katkısı oluyor. Ne zaman herhangi bir konuda

danışsam, yardımcı olmuştur. İlk sezon, yönetmenimiz Cevdet (Mercan) Hoca ile de uyumlu çalıştık ancak bu sezon Altan (Dönmez) Hoca’yla bambaşka oldu benim için. Bana çok güvendiğini hissettirdi ve bu insana çok iyi geliyor.

Blog: Dizide rol almaya başlamanla beraber hayatında neler değişti peki?

B.T.: Açıkçası planlı yaşamayı öğrendim diyebilirim. En önemli katkısı bu oldu. Ayrıca sokakta tanımadığın insanların yanına gelip konuşması, iyi dileklerini iletmesi, gerçekten özel bir durum gibi geliyor bana, çok iyi hissettiriyor.

Blog: Bir de Gizli Ajanda isimli bir sinema filmin giriyor gösterime, senin de ilk sinema filmin sanıyorum.

B.T.: Evet, ilk filmim. Dört kişilik bir oyuncu ekibimiz var; Derya Şensoy, Meriç Aral, Fırat Altunmeşe ve ben. Mert adında bir karakteri canlandırıyorum filmde. Kendinden emin, ne yaptığını bilen, hayata erken başlamış bir insan Mert. Onu canlandırmak bambaşka bir deneyim oldu. Filmin bana, oyunculuğuma çok katkısı oldu gerçekten.

Blog: Sinema filmleri ile aran nasıl?

B.T.: Savaş filmlerini çok seviyorum. Alt metni sağlam olan ve aksiyon anlamında da beklentimi karşılayan filmleri izlemeyi seviyorum. En sevdiğim film Er Ryan’ı Kurtarmak mesela. İlk defa 14 yaşındayken izlemiştim, fazlasıyla etkiledi beni. Hatta bir ay uyuyamadım (gülüyor). Benim de hayalimde böyle bir filmde rol almak var. Türkiye’de bu tarz filmleri yapma konusunda biraz problemler yaşıyoruz gibi. Ama bana kalırsa komedi türünde çok iyi işler çıkıyor.

Blog: James Dean’den öykünerek yaptık moda çekimini. Senin James Dean ile ilgili düşüncelerin neler?

B.T.: James Dean’in tarzını, duruşunu dünya üzerinde beğenmeyen insan var mıdır, bilmiyorum. Hatta giyim tarzımı Dean’in stili üzerinden şekillendirmişimdir çoğunlukla. Basic, siyah ve beyaz ağırlıklı parçaları tercih ediyorum. Benim gibi bir çok insan için de James Dean duruşu diye özgün bir şey var. Acayip bir adam olduğunu kabul etmek gerek.

“Oyunculuk sayesinde planlı yaşamayı öğrendim. Ayrıca sokakta tanımadığın insanların yanına gelip konuşması, iyi dilekleıini iletmesi, gerçekten özel bir durum gibi geliyor bana, çok iyi hissediyorum.”

BURAK TOZKOPARAN_1.jpgBURAK TOZKOPARAN_4.jpgBURAK TOZKOPARAN_8.jpgBURAK TOZKOPARAN_0.jpgBURAK TOZKOPARAN_9.jpgBURAK TOZKOPARAN_11.jpgBURAK TOZKOPARAN_3.jpgBURAK TOZKOPARAN_6.jpgBURAK TOZKOPARAN_10.jpgBURAK TOZKOPARAN_5.jpgBURAK TOZKOPARAN_7.jpg

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir