Çocuklar için sporun önemi

Ailenin yönettiği işkence. Bu başlık altında çocuklarını her şeyin ötesinde bir şampiyon yapmak isteyen anababaların aşırı düşkünlüklerinden söz etmek istiyoruz. Çoğunlukla bu tür anababalar, daha önce sözü edilen rekabetçi tutumların da sorumlusudurlar. Birey olarak genellikle bir şeyler yapmak istemiş ve zafer kazanmak için çırpınmış ama başaramamış kişilerdir. Bu nedenle, kendilerinin yerine çocukları başarsın isterler. Çocuklarını kendilerinin edinemedikleri başarılara ulaşmaya iterek, durmadan onlar için nelere katlanmak zorunda olduklarından, neler çektiklerinden söz ederler. Çocuklarını dünyadan, kendi başarısızlıklarının sorumlusu tuttukları dünyadan “intikam” almaya iterler. Bu anababalar resmî işkencecilerdir. Zavallı çocuğa soluk aldırmaz, yorgunluğunu önemsemez, acımasız bir ayakdiremeyle onları cimnastik salonuna ya da benzeri yerlere taşır dururlar. Antrenmanlarda çocuklarına yardımcılık ederler. Çocuklarını yeterince başarılı bulmuyorlarsa, çalıştırıcıyla çekişirler. Yarışmaları kronometreleri, dürbünleri, not defterleri ve başarı durumunda sallayacakları bayraklarla donanmış olarak izlerler. Öbür yarışmacıların anababalarıyla tartışırlar. Yenilgi durumunda hakeme karşı kabalaşırlar. Sonuçlarsak bu tür anababalar “veba mikrobu” gibi çekilmez yaratıklardır.

Korku. Bu konuda da sorumlu anababalardır;

Üstelik çocuğun başına bu tür bir kaza gelmese bile, mutlaka aşırı terleyecek, güçsüz düşecek, soğuk alacak, bronşit olacaktır. Bronşit olmasa bile, en azından üşütecek ya da cimnastik salonundan mikrop kapacaktır. Sonuçlarsak başına mutlaka bir şey gelecektir. Bu tür korkularla dolu anababalar, hep diken üstünde gibi yaşar. Önlem almaktan yorulmak bilmezler. Çocuklarına sürekli fanila ve kazak giydirirler, kaşkol takar, yanlarında her zaman pomatlar, kremler, yara bantları, mikrop kırıcı ilaçlar bulundururlar ve her dakika öğüt vermekten kendilerini alamazlar.

Bu koşullar altında çocuğun sporun hiçbir dalıyla uğraşamayacağı kesindir. Cimnastik salonuna, yüzme havuzuna ya da tenis kortuna her gitmek istediğinde ailesinin bu can sıkıcı korkusuna karşı savaşmak zorunda kalacaktır. Üstelik bu korku ergeç ona da bulaşacak insanın başına bir kötülüğün gelmesinin kaçınılmaz bir alınyazısı olduğunu düşünmeye başlayacağı için, her türlü önlemi elden bırakacak ve gerçekten başına bir şey gelecektir.

Bahane olarak spor. Görüldüğü gibi birçok anababa, spordan kazaya neden olacağı gerekçesiyle korkmaktadırlar. Oysa birçoklarıysa sporu “kötü alışkanlıklara” karşı bir tür güvence gibi görürler. Bir şey var ki her şeyden daha çok anneleri ve babaları ürkütmektedir: Evlatlarının kötü kadınlara gidebileceği olasılığı. Özellikle evlatları cinsel girişimde bulunabilecek yaştaysalar, evrensel olarak anababaların gözünde en tehlikeli durumda görülmektedirler. O zaman genç delikanlı kendini kaybedip kötü arkadaşlar bulacağına, lüks ve sefaya kapılıp kurban olacağına, bedeninin uyarılarına kapılıp birtakım tuhaflıklar yapacağına, enerjisini sağlıklı bir biçimde sporla uğraşarak harcasın, tutkularının ateşini futbol oynayarak, çekiç atarak dindirsin daha iyi.

Çocuklarda Sporun Önemi | Makale | Doktor Amcam

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir