Dilşad Çelebi Kimdir? Nereli Kaç Yaşında Biyografisi

Eve Dönüş dizisinde Leyla karakterinde izlediğimiz Dilşad Çelebiyle buluşmamız sıcacık trikolar ve masalsı bir atmosfer eşliğinde gerçekleşti.

Leyla… “Leyla güçlü bir ailenin iyi eğitim almış kızı. Ailesine ve kızına düşkün, içine kapalı bir hayat yaşarken başından geçenler sonrasında tuttuğunu koparan, kararlı bir kadına dönüşüyor.

Daha doğrusu hayat onu kaybettiklerini geri kazanabilmesi için dönüşmek zorunda bırakıyor. Bu karaktere hazırlanmak için bolca vaktim oldu.

Sete çıktığımda Leyla’nın hissettiklerini iyi anlayabilmiş, özümsemiştim.”

Kariyerinin dönüm noktası… “Çevremden gelen tepkileri de değerlendirdiğimde bu dizinin kariyerim için dönüm noktası olacağını düşünüyorum. Leyla, oynaması çok eğlenceli bir karakter. Acı çeken, kötüye dönüşmek zorunda kalan bir kadın… Ama bir yandan da o bir anne. Yani pek çok gelgiti var.”

“Hayatın müzikal olmasını hayal ederdim.” “Aslında ben müzikalde oynamayı değil hayatın müzikal olmasını hayal ederdim. Sokakta yanımdan geçen insanların birden durup, hep beraber aynı figürlerle dans edip şarkı söylemeye başladığımızı… Alışılagelen müzikal mutluluğunun aksine, tüm karanlık havasına rağmen en sevdiğim müzikal film Dancerin the Dark.”


“Vapura binmeyi, annemle pazara gitmeyi, yürümeyi severim…” “Aslında seçme şansım olsa insanların beni değil, yaptığım işi tanımalarını isterdim. Yazarlıkta bu mümkün, ama oyunculukta enstrümanınız bedeniniz olduğu için bunu becerebilmek imkansız. Ben sokakta olmayı seven bir insanım. Vapura binmeyi, annemle pazara gitmeyi ve yürümeyi severim… Tanınmak tabii ki güzel ama bu zevklerimden feragat etmemi gerektirecek seviyeye gelirse şöhret beni mutsuz edecektir. Bu dizide çok yoğun çalıştığım için ne yazık ki bu dönem setten eve evden sete şeklinde yaşıyorum. Boş günlerimde ise okullarda imza günlerim oluyor. Biliyorsunuzdur, bir çocuk kitabı serisi yazdım. Bazen 400 kitabı imzaladığım oluyor ama yine de çocukların bana geri dönüşleri o kadar güzel ki her seferinde güle oynaya gidiyorum okullara.”
“Dünyanın bir ucunda dahi olsa, orada hayata benim gibi bakan birileri var, onları bulmalıyım.” “Tabii ki çok daha iyi filmler, çok daha iyi yönetmenler gördüm ama Dagur Kari’nin dilinde beni çeken bambaşka bir şey var. Voksne Mennesker, Türkçe adıyla Tutunamayanlar’ı izlediğimde düşündüğüm ilkşey ‘Dünyanın bir ucunda dahi olsa, orada hayata benim gibi bakan birileri var, onları bulmalıyım,’ oldu. O vakitler oyuncu olacağım aklımın ucundan dahi geçmiyordu, üniversite üçüncü sınıftayım. En yakın arkadaşım Tuğçe’yle Erasmus programına başvurduk. Gidip orada arayacağız… Altı ay kaldık ama ortalıkta Dagur Kari filan yoktu tabii. Dönmemize iki hafta kala söyleşisinin olduğunu öğrendik. Söyleşi Danca’ydı. Bizim dışımızda 30 kişi ya vardı ya yoktu. Film gösteriminin ardından sonunda yanına gidip konuştuk.”

“Sarı-kıvırcık saçlı halimi daha çok seviyorum!” “Kesinlikle sarı-kıvırcık saçlı halimi daha çok seviyorum. O, benim! Diğerleri ben gibi değil sanki. Zaten Şeker Kız Candy çocukluk kahramanımdı.”

Gelecek… “Ben gelecekle ilgili hayal kurmayı babamı kaybettikten sonra bıraktım. Çünkü bir hayalin asla gerçekleşemeyeceğini fark etmenin acısı bence katlanılamayacak bir duygu.” için Danimarka’ya gidip orada yaşamış bir dönem Dilşad Çelebi, tarzını fantastik ve felsefi olarak tanımladığı bir çocuk kitabı serisi var, radarın dışında kalmayı ve hayatın bir müzikal olmasını istiyor. Bu sıralar Eve Dönüş dizisinde izlediğimiz oyuncu, Leyla rolünü kariyerinin dönüm noktası olarak görüyor, zinde kalmanın yolunun ise pek aktif hayatı olduğunu söylüyor.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir