DOĞU AVRUPA’DA YOLCULUK GABRIEL GARCIA MÂRQUEZ

CAN YAYINLARI’NIN OKURA SUNDUĞU DOĞU AVRUPA’DA YOLCULUK, GABRIEL GARCIA MÂRQUEZ’İN 1950’LERDE GAZETECİ OLARAK DOĞU AVRUPA’DAKİ SOSYALİST ÜLKELERE YAPTIĞI SEYAHATİN BİR GÜNCESİ.

YAZI EGE GÖRGÜN

Bundan iki yıl önce, 87 yaşında yaşama veda eden Nobel Edebiyat ödüllü ünlü yazar Gabriel Garda Marquez geride Yüzyıllık Yalnızlık, Kırmızı Pazartesi, Kolera Günlerinde Aşk, Yaprak Fırtınası, Albaya Mektup Yok, Labirentindeki General gibi unutulmaz eserler bıraktı.

Ölümünün ardından yayımlanan Doğu Avrupa’da Yolculuk ise, Marquez severlere bir yandan yazarın gazeteci yönünü ve yol arkadaşlarını tanıma fırsatı verirken diğer yandan yazıldığı dönemin toplumsal ve siyasal gelişmelerinden örnekler sunmasıyla da ayrı bir önem taşıyor.

Kitapta bahsedilen dönem 1950’li yılları ve sonrasını kapsıyor. Yani bu ülkeler 2. Dünya Savaşı’ndan çıkalı daha birkaç yıl olmuş. Tahmin edileceği üzere Doğu Avrupa’da yoksulluk ve yoksunluğun hakim olduğu günler yaşanıyor. Sıkıntı çekmeyen yok gibi.

Savaştan bezmiş, vatan dedikleri toprakları yıkıma uğramış Doğu Avrupa halkları ülkelerini umutla yeniden inşa etme savaşı veriyor bu kez. Bu yoksulluğun ortasında umudun dışında tek sahip olduklarıysa insanlıkları. “Elde yok avuçta yok,” tabirinin tam anlamıyla ete kemiğe büründüğü bu coğrafyada insanlar, sahip oldukları azıcık şeyi bile paylaşma, hediye etme telaşındalar. En iyisi lafı uzatmayalım. Kitaptan:

“Sovyet halkının hediye vermek uğruna elinde hiçbir şey kalmamasına yol açmamak için insanın çok ketum davranması gerekiyor. Ellerinde ne var ne yok, her şeyi hediye ediyorlar. İster değerli şeyler olsun, ister işe yaramaz şeyler. Ukrayna’daki bir köyde yaşlı bir kadın, kalabalığın arasından kendine yol açarak bana küçük bir tarak parçası hediye etti. Sırf hediye verme zevki uğruna bir şey hediye etmenin zevkiydi bu. İnsan Moskova’da dondurma almak için bir yerde duruyor, sonra yanında bisküviler ve şekerlerle yirmi dondurma birden yemek zorunda kalıyor.

Halka açık bir yerde hesabı ödemenin imkânı yoktu; yan masadakiler çoktan ödemiş oluyorlardı. Adamın biri bir akşam Franco’yu durdurdu, ona elini uzattı ve avcunun içine çarlar zamanından kalma değerli bir madeni para bıraktı. Teşekkür etmesini bile beklemedi.

Bir tiyatronun kapısındaki kalabalığın arasında, yüzünü bir daha hiç görmeyeceğimiz bir kız, delegelerden birinin gömleğinin cebine 25 rublelik bir bilet soktu. Herkesin birden gösterdiği bu ölçüsüz cömertliğin, delegeleri etkilemek için verilmiş bir emre itaatin sonucu olduğunu hiç sanmıyorum. Ama hiç olası görünmediği halde öyle olsa bile, halkının bu disiplini ve sadakati karşısında Sovyet hükümetinin gurur duyması gerekir.”

DOĞU AVRUPA'DA YOLCULUK GABRIEL GARCIA MÂRQUEZ_5.jpgDOĞU AVRUPA'DA YOLCULUK GABRIEL GARCIA MÂRQUEZ_1.jpgDOĞU AVRUPA'DA YOLCULUK GABRIEL GARCIA MÂRQUEZ_0.jpg

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir