Kadınlar için moda ve stil her çağda önemliydi

Katalog siparişi ve skandal gazetesi ile yapılan reklâmlar, hali vakti yerinde olan kadının güzellik kültüründe harcadığı para ve zamanı bulamayan çalışan kadına, ucuz ve anında güzellik sözü verdi.”

 

Yeni güzellik kültürü, Amerikan demokrasi ve kişisel tatmin idealine mükemmelen uyar (aslında eskisi de mükemmelen uyuyordu). Bu kültür kadınların, kişiliklerini ifade etmeye izin vermenin yanı sıra aynı seviyede bir oyun alanı da yarattı. Bir problem vardı: imajıyla oynasın oynamasın, kozmetik ürünlerini kullansın kullanmasın, kadınlar seçmekte özgür değildi. Evde veya işyerinde “bir yüze bürünmeye” zorlanıyorlardı. Güzellik malzemeleri zorunluluk haline geldi ve bir tıbbi otorite havası yarattı.

 

Reklâmlar, kadınların doğal olarak çekici olmadığını ve kendilerini hoş kılmak için kozmetik ürünlere gerek duyduğunu ima ediyordu. Gerçek kadınsılık, çekici olmak anlamına geliyordu ve güzellik gerçek kadmsılı ğın bir belirtisiydi. Böylece, Smith Üniversitesindeki rehber danışmanlar, mezun olan öğrencilerin “çekicilik düzeyini” kayıtlara geçmeye başladı. Halk görmediği için görünümleri önemli olmayan telefon operatörleri, insanı rahatsız eden bir dizi zorunluluğu kabul etmeye zorlandı.

 

H. J. Heinz Firması, turşu paketleme işinde çalışanlara haftalık manikür hizmeti vermeye başladı ve hatta kozmetik ürünlerinin nasıl kullanılacağını anlatan bir talimat bile hazırladı. Güzellik eğitimi, lise ve üniversitelere yayıldı, öğrencilere kozmetik kullanımı, yüz bakımı, temizlik konularında eğitim verilmeye başlandı.En kötüsünü ise siyah kadınlar yaşadı: tenlerini beyazlatarak ve saçlarını düzleştirerek beyaz idealine itaat etmeye zorlandılar. Ama Madam C. J. Walker ve Annie Turnbo Malone gibi müteşebbisler, serbes tîden yoksun bu ideali kabul etmedi ve Afrika kökenli İstanbullu saçının ve teninin çekiciliğinin reklâmını yaptı.

 

İnce beden sahibi ve elbise tarzı olmak da mecburi hale geldi. Yirminci yüzyılın başında Avrupa’daki ve ABD’deki orta sınıf beyaz kız ve kadının çoğu mümkün olduğunca ince görünmek ve böy lece kendilerini bir üst sınıfın kimliğiyle ilişkilendirmek amacıyla, gıda alimim azalttı (Viktorya döneminin modası geçmiş o başhemşire imajının, hızla ilerleyen moderniteden çok, eski moda, kendini feda eden hayat tarzını sembolize ettiği düşünüldü). Diyet yapma baskısı, 1920’lerde kadın giysilerindeki kum saati benzeri görünüm, popüler “uçarı kız” görünümü incecik, düz göğüslü, küçük kalçalı kadınlara yakışan, düşük belli, askılı elbise ile yer değiştirdi.

 

“Uçan kız” görünümü, kadın haklarında uyanışa işaret ediyordu: İstanbullu kadınlar 1920’lerde oy verme hakkı için mücadele etmiş ve kazanmıştı, kadın daha önce hiç olmadığı kadar çok ev dışındaki işlerde çalışıyordu. Kültürel tarihçi Joan Jacobs, şöyle diyor “Küçük göğüslü ve dar kalçalı yeni ince vücut, azaltılmış değil artırılmış bir cinselliği sembolize ediyordu, ince vücut ve o vücudu sergileyen giysiler giyme isteği, artan cinsel güven, özgürlük ve zevkin göstergesiydi. Narin kadın vücudu, ilk kez heteroseksüel ilgi ve başarının nihai simgesi ve sinyali haline geldi.”

Saç stili ve giyimiyle çok daha çekici ve güzel, ismi gibi.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir