MUHTEŞEM BELZONI

WALTER VENTURI’NİN ÇİZGİLERİYLE YAZDIĞI VE ÇİZGİ DÜŞLER ETİKETİYLE YAYIMLANAN MUHTEŞEM BELZONI, 18. YÜZYILIN ÜNLÜ MISIR BİLİMCİSİ VE ARKEOLOGLARINDAN GIOVANNI BATTISTA BELZONI’NİN GERÇEK HAYAT HİKÂYESİNDEN KESİTLER SUNUYOR.

Giovanni, 1778 yılının Kasım ayı ortasında İtalya Padova’da doğan sıradan bir berber çocuğuydu. 16 yaşındayken Roma’ya yerleşti ancak 1798’de Fransızların Roma’yı işgali üzerine önce Hollanda’ya, daha sonra da İngiltere’ye göç etmek zorunda kaldı. Henüz 25 yaşında bir delikanlıydı. Vatanından uzakta yaşam mücadelesi veriyordu. Mücadeleyi kazanması için de bir iş bulup çalışması gerekiyordu.

İri yarıydı Belzoni. İki metreyi aşan boyunun yanı sıra bir öküz kadar da güçlüydü. Yabancı bir ülkede kendine bir fırsat ararken sıkıntı çekse de, çat pat İngilizcesi ve devasa cüssesiyle, kumpanyalara yeni yetenekler kazandıran Charles Dibdin’in sempatisini kazandı ve Sadler’s Wells’in sahnesinde bir gösteri sergilemeye başladı. Sırtında on bir yetişkin insan taşıyarak oluşturduğu ‘insan piramidi’ ile “Patagonya Aygırı’ adıyla anılan Belzoni için 1803 tarihi bir dönüm noktası olacaktı. Çünkü Belzoni o tarihte hayatının aşkı Sarah ile tanışıp onunla evlendi.

Eşiyle birlikte 1812 yılında İngiltere’yi terk etti ve İspanya ve Portekiz’de bir süre gezdikten sonra 1815 yılında Mısır’a geldi. Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya Nil’in sularını yükseltmek amacıyla tasarladığı, kendi buluşu olan bir hidrolik makineyi tanıtmak istiyordu. Deneyi başarılı olmasına rağmen tasarım Mehmet Ali Paşa tarafından tutulmadı. Yine de Mehmet Ali Paşa ona bir süre daha Mısır’da idare edecek maddi yardım yaptığından Kahire’de kaldığı süre içinde şarkiyatçı gezgin Johann Ludwig Burckhardt’tan arkeoloji konusunda bilgiler aldı. Aslında Belzoni toprağın altında araştırmalar yapmak için gereken altyapıdan yoksundu ama bu onu asla durdurmadı.

Burckhardt’ın tavsiyesiyle İngiliz konsolosu Henry Salt tarafından Ramesseum Harabeleri’ne gönderilen Belzoni büyük yararlılık göstererek Mısır firavunu II. Ramses’in devasa bir büstünü gün ışığına çıkardı. ‘Genç Memnon’ adıyla bilinen, 3 metre yükseklikteki devasa parça, Belzoni tarafından İngiltere’deki British Museum’a gönderildi.

Belzoni aynı zamanda araştırmalarını Edfu Tapınağı’nda da sürdürdü, Philae ve Elefantin adalarını ziyaret etti, Ebu Simbel Tapınağı’nı temizledi, Karnak Tapınağı’nda kazı çalışmaları yaptı. Bu arada Belzoni’nin becerilerinden rahatsız olan Fransız konsolos, Mısır kamuoyunu Belzoni aleyhine kışkırtıp onun tekrar ElUksur’a gitmesini engelledi. Bunun üzerine rotasını Krallar Vadisi’ne çeviren Belzoni, burada III. Amenhotep, I. Ramses, Merneptah ve Ay’a ait mezarları bulmasına rağmen o günlerde hiyerogliflerin henüz çözülmemiş olması nedeniyle ne bulduğunun farkına varamadı. Firavun I. Seti’nin mezarını açan, Gize’deki ünlü Kefren Piramidi’ne ilk giren kişi de Belzoni oldu. Bahariye Vahası’na giren ilk Avrupalı da olan Belzoni, Kızıldeniz kıyısındaki Berenice kenti harabelerini de keşfetti.

‘Troya Kâşifi’ namıyla ünlenen ve arkeolojinin babası olarak görülen Heinrich Scliemann’dan yarım asır önce Mısır’da önemli keşiflerde bulunmasına rağmen Muhteşem Belzoni ne onun kadar tanınmayı başardı, ne de arkeolojide sarf ettiği çabaların karşılığını alabilmeyi. Buna rağmen hayatı boyunca içindeki macera ateşi sönmedi. En nihayetinde de, maceraya duyduğu açlık yüzünden Timbuktu’yu görebilmek için çıktığı yolculukta dizanteriye yakalanıp 45’inde hayata veda etti.

MUHTEŞEM BELZONI_11.jpgMUHTEŞEM BELZONI_3.jpgMUHTEŞEM BELZONI_1.jpg

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir