Tek çocuk olmanın yarattığı rahatsızlıklar

Bütün bu söylenenlere karşın tek çocuğun içinde yaşadığı koşulların bazı sıkıntılara yol açtığı da gerçektir. Ama çocuğun bu sıkıntılarının, “tek çocuk” olmasından (kardeşlerinin olmaması anababaları yanlış ve zararlı davranışlara itse bile) kaynaklanmadığını hemen eklemek gerekir. Gerçek sorun tek ya da çok çocuk yapmak değil, anababaların davranışlarını düzeltmeleridir. Öyleyse, tek çocuklu anababaların genellikle nerede, hangi durumlarda yanıldıklarını gözden geçirelim. En çok raslanan ilk yanılgı çocuğa fazla düşkün olmaktır. Annebabanın bütün ilgisi, ortada başka bir kişi olmadığı için tek çocuğa yönelmiştir.

Çocuk, aile bireylerinin bütün dikkatlerini yönelttikleri tek hedeftir. Bu durum onun için gerçek bir talihsizliktir; çünkü yaşamındaki hiçbir şey, anababanın kılı kırk yaran ve aralıksız sürdürdükleri gözetimlerinden kaçmaz. Çocuk asla bağımsız davranamaz, dolayısıyle bir türlü kendini bulamaz. Böyle bir ortamda büyüyen çocuk, okul yaşamına uymakta, aile dışı ilişkiler kurmakta güçlük çekecektir; evinde bütün dikkatlerin merkezi olduğu için, evin dışında da kendisini aynı rolde görmek isteyecektir.

Genellikle yapması gereken şeyler anababası tarafından üstlenildiğinden (ya da engellendiğinden), korkak ve çekingen olacaktır. Karşılaştığı en küçük güçlük karşısında sinirlenecek, hattâ ruhsal çöküntülere yuvarlanacak, garip tepkiler gösterecektir; çünkü o güne kadar anababası, yoluna çıkan bütün engelleri gidermek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır. Kısacası, bu koşullarda yetiştirilen tek çocuk çekilmez bir insan olmaya uygun biridir. Ama yeniden söyleyelim, bunun nedeni kardeşleri olmaması değil, anababanın görevlerini gereğince yapamamış olmalarıdır. Çocuklarına böyle davranan anababaların tek çocukları değil de üç çocukları olsaydı, bir yerine üç çekil mez insan yaratırlardı. Yalnız bu üç çocuğun “çekilmez kişi” nitelikleri belki tek çocuğunki kadar belirgin olmazdı; çünkü anababaların tek çocuğa gösterdikleri aşırı ilgi ve özen, üç çocuğa dağılacağı için azalırdı. Sonuçlarsak gerçekte, “hastalıklı tek çocuk” tipi yoktur, ama tek çocuklu “hastalıklı anababa” tipi vardır.

Bu anababa tipinin bir değil on bir çocuğu da olsa sonuç üzücü olur; çünkü her bir çocuğa, sanki tek çocukmuş gibi davranırlar. Anababanın davranışlarından kaynaklanan ikinci yanılgı, çocuğun içine kapanması sonucunu doğurur. Birçok anababa, çağdaş toplumun uyuşturucu madde kullanımı, ırza geçme olayları, küçük yaşta fuhuş, vb. pek çok sorunu konusunda gazete ve dergiler, televizyon, radyo, çevreden kulaklarına çalınanlar aracılığıyla ürkütüldükleri için, çocuklarının her arkadaşını son derece tehlikeli olarak görürler. Bu nedenle de, çocuğu olabilecek en sert biçimde arkadaş çevresinden koparırlar. Söz konusu anababaların birden çok çocukları varsa, dış dünyadan soyutlanmış bile olsalar kendi aralarında bu durumu iyi kötü dengeleyebilirler.

Ama kardeşleri olmayan tek çocuk, bu durumda korkunç bir yalnızlığa yuvarlanır. Yalnızlık da bir çocuğun başına gelebilecek şeylerin en kötüsüdür. Ne var ki, çocuklarını bir insandan çok değerli bir eşya gibi gören anababalara bunu anlatmak çok güçtür. Üçüncü yanılgı, çocuğun her şeyden üstün olmasını istemektir. Bütün anababalar çocuklarının her şeyden önde bulunmalarını, birinci gelmelerini isterler. Bu bir ölçüde anlaşılır bir tutumdur ama, bazen çocuğu şampiyon yapma tutkusu, bir saplantı haline dönüşür.

Anababa birden çok çocukları varsa, her çocuğun bir başarısıyla yetinir ler: Ahmet bilim adamı, Ayşe ünlü bir piyanist olacaktır; Mehmet’in çizgisi bu kadar güzel olduğuna göre mimar olmalıdır. Ama çocuk tekse bunların tümünü yapmalıdır! Okulda, spor yarışmalarında, yabancı dil öğreniminde ya da müzik konusunda, hep birinci gelmek, iyi olmak zorundadır. İşin kötü yanı, başarılı olmazsa yaşamı cehenneme dönecek, anababanın bitmez tükenmez istekleri altında ezilecektir. Başarılı olursa da çok daha kötü bir durum ortaya çıkacaktır: Yaşamdaki yerinin hep ilk sırada olmasını isteyecek; çekilmez, herkese yukardan bakan, ukalâ, sevimsiz biri olup çıkacaktır. Bu durumda da tek çocuğun hastalıklı bir kişiliği olacaktır; ama çocuk, yalnızca hastalığın taşıyıcısıdır; hastalığın gerçek nedeniyse anababadır.

İki dilli olmanın, çağımızın hastalıklarından Bunama ve ...

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir